NASA’nın Türk Çalışanı Dr. Umut Yıldız: Hayalleri Gerçekleştirmek İçin Risk Almak Gerekiyor

İki yıldır NASA’da çalışmalarını yürüten astrofizikçi Dr. Umut Yıldız gençlere, “Bir şeyler yapmak istiyorlarsa belli bazı hayalleri varsa bunu kovalamaları lazım, riske girmeleri lazım. Hayaller için risk almak gerekiyor” diyor.

Türkiye’de uzay araştırmalarının gelişmemiş olması Umut Yıldız’ı durduramadı. Çocukluk hayalinin peşinden koştu ve yapmak istediği mesleği seçti. Şimdi iki yıldır Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nde (NASA) çalışmalarını sürdürüyor. 5 bin kişilik NASA personeli içindeki dört Türk’ten biri olan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, Türkiye’ye üniversitelerde seminer vermek için geldi. Yıldız, Özyeğin Üniversitesi’nde yaptığı seminerde Hürriyet’in sorularını yanıtladı. Lisede matematik dersinin çok zayıf olduğunu belirten astrofizikçi, gençelere hayallerinin peşinden koşmalarını önerirken, eğitimcilere de şunları söylüyor: “Bir çocuk başarısızsa ve başka şeylerle ilgileniyorsa ‘Acaba neden başarısız?’ diye sormanız gerekiyor.”

Astrofizikçi olmaya nasıl karar verdiniz?

– Çok küçük yaşlarda, ortaokul sıralarında kesin karar vermiştim. Hatta 8’inci sınıfta “artık astronom olacağım” dediğimi hatırlıyorum. Çevremde bir anlık heves olduğunu düşünenler çoğunluktaydı. İş garantisi olmadığından insanlar pek tercih etmiyor, aileler de ettirmiyor. Çevremde uzayla ilgilenen insanlar olmadığından örnek göstereceğim kimse de yoktu. Ancak ben “ne olursa olsun astronom olacağım” diyordum. Tüm üniversite tercihlerim astronomiydi. Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’nü bitirdim. Masterı Hollanda Groningen Üniversitesi’nde; doktorayı Hollanda Leiden Üniversitesi’nde yaptım. Sonra Amerika’ya gittim ve direkt NASA’da işe başladım.

ÖĞRETMENLER BANA GÜVENMİYORDU

Lisede nasıl bir öğrenciydiniz?

– Başarılı değildim. Notlarım çok düşüktü. Matematiğim sıfır ile bir arasında gezerdi. Ama çok fazla kitap okurdum. Deneylere, uzayla ilgili şeylere kafa yorardım. Sürekli gökyüzündeki yıldızları ezberlerdim. Eğitimcilere şunu söyleyeyim: “Bir çocuk başarısızsa ve başka şeylerle ilgileniyorsa ‘Acaba neden başarısız?’ diye sormanız gerekiyor.” Lise sonda astronom olmak için üniversiteye gitmem gerektiğinin farkına vardım. 7’nci sınıftan lise sona kadar derslerin hepsini bir senede öğrendim. Matematiğe sıfırdan, toplama çıkarmadan başladım.

Üniversite hayatınız nasıl geçti?

– Astronomi bölümünü kazandıktan sonra matematiğim 100 gelmeye başladı. Birinci sene derece yaptım. Ancak tam istediğim şeyleri alamayınca biraz hayal kırıklığı yaşadım. Dersleri hiç geçemiyordum. Motivasyonum düştü. Üniversite 3’üncü sınıfta iki yıllığına İngiltere’ye gittim. Bir yıl Londra’da okudum. 5’inci yılımda Türkiye’ye döndüm ve üniversitede ikinci sınıf olduğumu fark ettim. İki yılda astronomiyi bitirdim. Matematikten yan dal yaptım. İlk 5’te bitirdim okulu.

NASA’ya girmeyi nasıl başardınız?

– Doktora çalışmam için oksijen molekülüyle ilgili araştırma yaparken,veriyi NASA’dan bir hocadan almıştım. Bu sırada, iki, üç yıl onunla beraber çalıştık. Doktoram bitmek üzereyken “Sizde pozisyon var mı? Nasıl girebilirim?” diye sordum. NASA’da tanıdık olması başvuru formunuzun dikkate alınmasını sağlıyor. Online formu doldurursanız, reddedilme ihtimaliniz çok daha yüksek. Yine eşit şartlarda bir mülakat süreci oluyor tabii ki. Önce bir sunum yapıyorsunuz. Çalıştığınız konulardan bahsediyorsunuz. Mülakat süreci, bir gün sürebiliyor. Ondan sonra bir sürü prosedür var.

“İLK TÜRK ASTRONOT CEM YILMAZ DİYEN OLMUŞ”

Ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

– Astrofizik alanında çalışıyorum. Şu anda yeni bir alana, uzay telekomünikasyon mühendisi olarak başka bir bölüme geçiyorum. NASA’nin içinde çalışıyor olsanız bile tekrar bir mülakata alıyorlar. Sıfırdan başladım mülakata. İki senedir çalışıyorum, yeni bölümde biraz daha uzun sürebiliyor.

Türkiye’deki uzay çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

– Türkiye’de uzay çalışmaları çok değil. Bunun en büyük sebebi de uzay konusunda çalışan çok fazla insan olmaması. Türkiye’de bin kişi uzay ile ilgili işlerde çalışıyorsa, ABD’de bu sayı 300 bin. Bu sayı artarsa artık bizde de bir şeyler olmaya başlar. Zaman içinde uzay kültürü oluşur. Özellikle belki NASA’nın çok güzel reklam yapması, Mars’ta su bulunması gibi şeyler insanların ilgisini artırıyor. Öğrenciler bana bir sürpriz hazırlamaya çalışmış. Bir astronot kıyafetiyle metrobüste insanlara, “İlk Türk astronot kimdir?” diye sormuşlar. “Cem Yılmaz” diyen olmuş. (Gülüyor)

İŞLEYEN DEMİR IŞILDAR

Türkiye’nin ilk Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi (USET) açıldı…

– Bu ciddi ciddi büyük bir olay. Böyle bir şeyin Türkiye’de var olması, kurulması çok önemli. Basit bir şey değil. Lakin işleyen demir ışıldar. Test merkezi de, neyin testini yapıyorsunuz? Oraya test edilecek bir şey üretmeniz lazım. Proje ile desteklenmesi gerekiyor.

Twitter’da öğrencilerin yakın takibindesiniz. Herkese de cevap veriyorsunuz.

– Herkese cevap vermeye çalışıyorum. Özellikle DM’i (mesajlaşma) açık tutuyorum. Şu an benim yaşadağım şeyleri yaşayan çok öğrenci vardır. Bunu yaşıyorlarsa en azından bana ulaşsınlar, belki hayallerine devam ederler diye umuyorum. Elimden geldiği kadar motive etmeye çalışıyorum.

Bu mesleği seçmek isteyen öğrencilere ne demek istersiniz?

– Bir şeyler yapmak istiyorlarsa belli bazı hayalleri varsa bunu kovalamaları ve riske girmeleri lazım. Hayaller için risk almak gerekiyor.

‘Hayallerinize Mektuplar’

Sosyal medyada öğrencilerin sorularını cevapsız bırakmayan Umut Yıldız, daha sonra twitter üzerinden ‘Hayallerinize Mektuplar’ projesini başlattı. Böylece uzay bilimlerine meraklı öğrenciler Yıldız’a sosyal medya üzerinden mektup yazarak hayallerini anlatıyor. Yıldız, mektupların ortak noktasının ise, “Hayalleri konusunda kendisini yalnız hisseden birçok öğrenci, mektupları okuduktan sonra yalnız olmadığını görüyor” sözleriyle anlattı.

“Mars şu anda hedef tahtasında”

“Mars’ta sürekli bir şeyler yapılıyor. Orada şu an gezen bir robot var. Mars şu anda hedef tahtasına kondu. İnsanlığın bir sonraki macerası olarak. NASA 2035 yılında ilk insanın Mars’a inmesini planlıyor.  Önce inmek gerek, orada araştırmalar yapmak gerek. Atmosferi nasıl, toprak yapısı nasıl? Bu nedenle sürekli bir şeyler yapılıyor.”

ÖĞRENCİLER ANLATIYOR

Umut Yıldız, Özyeğin Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte yedi farklı liseden yaklaşık 250 öğrencinin katıldığı seminerde, gençlerin sorularını yanıtladı. Aynı zamanda Dr. Yıldız’ın sosyal paylaşım ağı üzerinden yaptığı #hayallerinizemektuplar projesinde yazdıkları mektuplarla öne çıkan üç liseli kız öğrenci, Mardin Nusaybin Anadolu Lisesi’nden Berfin Dağ, Mersin Yusuf Kalkavan Anadolu Lisesi’nden Çiğdem Uysal ve Konya Cahit Zarifoğlu Anadolu Lisesi’nden Enisa Ecem Aksu da Özyeğin Üniversitesi’nin daveti ve desteği ile İstanbul’a gelerek semineri izledi. Öğrencilerin seminer izlenimleri ve gelecek planları ise şöyle:

HEDEFİM MARS’A GİDEN İLK TÜRK OLMAK

Enisa Ecem Aksu (Konya Cahit Zarifoğlu Anadolu Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi): Astronomiye merakım küçüklüğümden beri vardı. 6’ncı sınıftan itibaren araştırmalar yapmaya, bilimle ilgili dergiler okumaya başladım. Bu merakım sürekli devam etti. Ailem başta doktorluk, öğretmenlik gibi bir meslek seçmemi istedi. Kararlılığımı görünce inanmaya başladılar. Astronot ve astrofizikçi olmak istiyorum. Ayrıca hedefim, Mars’a giden ilk Türk olmak.

BİLİME BİR ŞEY KATMAK İSTİYORUM

Berfin Dağ (Mardin Nusaybin Anadolu Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi): Uzaya ilgim ilkokulda başladı. Bilim dergileri okudum. İlgim daha çok arttı. Ben Türkiye’de havacılık ve uzay mühendisliği, astronomi benzeri bir bölüm bitirdikten sonra ABD’de eğitimime devam etmek istiyorum. Yurtdışında eğitimimi desteklersem NASA gibi bir kuruluşta yer alabileceğimi düşünüyorum. NASA hakkında araştırma yaparken orada çalışan Türkleri gördüm. Biri de Umut Hoca’ydı. Kendisine mesajlar atmaya başladım.Bana upuzun açıklayıcı bir cevap verdi. Ondan sonra bayağı bir hevesim arttı. Türkiye’de okursam fizik, geometri öğretmeni olurum diye tahmin ediyordum. Ama sonra neler yapabileceğimi gördüm. Umut Hoca bilgilendirdi, rehber oldu.

UZAYI HER ZAMAN MERAK ETTİM

Çiğdem Uysal (Mersin Yusuf Kalkavan Anadolu Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi): Uzaya karşı hep bir merakım vardı. Ailem her zaman destek oldu ama diğer aileler gibi başka ve direkt mesleğe atılabileceğim alanları tercih etmemi istediler. Arkadaşlarım hedefimi çok uçuk buluyorlar. Bu bölümde okumamın bana bir yararı olmayacağını söylüyorlar. Dergiler, kitaplar okuyorum. Özellikle filmler izliyorum. ‘Marslı’, ‘Yıldızlararası’ gibi… Onlar bizi daha da heyecanlandırıyor. İngilizcemi geliştirmeye çalışıyorum. Başka dilleri de öğrenmek istiyorum. Umut Hoca’yı sosyal medyadan keşfettim. Sürekli mesajlar attım. Çok destek oldu.

 ***

34 TAKIM ARASINDA 17’nci OLDULAR

Özyeğin Üniversitesi Makina Mühendisliği öğrencilerinden Mehmet Can Yıldırım’ın liderliğinde ÖzÜ öğrencileri Barış Balcı, Sercan Aydoğdu, Nisan Kuzuluk, Emir Zincircioğlu, Alp Yıldırım, Altan Boralı, Mert Hayta, Mehmet Polat Küntüz, Emre Kaan Çiçek, Oğuzhan Dalgıç, Berk Karayalım, Awais Ahmad, Saher Jabeen, Canay Demir, Murat Can Çiçek, Cengizhan Özcan ve Bahunaz Çevik tarafından 2014 yılında robotik konusunda uzman Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özkan Bebek desteği ile kurulan ÖzÜ Rover Takımı, 5-6 Eylül 2015 tarihleri arasında Polonya’da gerçekleşen ‘European Rover Challenge’da mücadele etti. Takım, 12 farklı ülkeden 34 takım ile yarıştı ve tasarladıkları gezgin robotla 17’nci oldu.Takımın esas kuruluş amacının yarışmalara katılmaktan ziyade disiplinler arası bir proje üretebilmek olduğunu söyleyen öğrenciler, “Yarışma süresince de 8 ülkeden 25’in üzerinde takımla iletişime geçme ve karşılıklı olarak tasarımlarımızı değerlendirme şansı bulduk. Tabi bunun yanında da Ay’da yürüyen son insan olan Apollo 17 astronotu Harrison Schmitt’le tanışma ve onu dinleme fırsatını yakaladık” dedi.

Kaynak : Hurriyet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir